Sayfalar


ULUSAL İLETİŞİM AĞI

3 Ekim 2010 Pazar

Mardin’de 12 Yaşındaki N.Ç.’nin Tecavüz Davası Sonuçlandı

Türkiye bazı problemlerini çok konuşmayı ve tartışmayı sevmiyor. Cinsel suçlardaki kabarık sicili ve dosyası da bunlardan birisi. Özellikle çocuklara yönelik yapılan bu saldırıların sayısının son yıllarda artmış olmasını ve toplumsal olarak büyük bir problem oluşturduğunu görmezlikten geliyor.

Bu kanıya nereden mi vardım? Çünkü ne Devletin gündemine ne siyasi partilerin gündemine ne de toplumun gündemine yaşanan tüyler ürpertici bir olay olmadığı takdirde gelmiyor.

Şimdi bugünkü uygulamaların dünden çok daha geliştiğini ve çok daha olanakların geliştiği savunmasıyla karşılaşabiliriz ama bu olanakların ne denli yeterli olduğunu, ne kadarının kağıt üzerinden sahadaki uygulamalara geçtiğini analiz etmek gerekir. İbrenin olumsuza yakın olduğunu  hemen göreceksiniz.

Bu yaşananların temelinde bir çok neden var. Kadının değeri veya değersizliğiyle başlayan, kapalı toplum olmamızdan eğitimsizliğe uzun bir zincir olarak uzanan bu nedenleri burada tartışmayacağım. Bu konuda önlem alabilmiş, olumlu örnek oluşturacak ülkelerdeki uygulamalara baktığımızda kurbana hemen tedavi sunabilmek ve saldırgana da en ağır cezanın hemen verilmesi noktasında tavizsiz bir tutum olduğunu görüyoruz.

Cezanın caydırıcılığı dediğimizde, cezanın hem ağırlığı hem de hemen uygulanması olduğunu görüyoruz. 
     
Mardin’de yaşanan olaylar bu konuda çok açık bir örnek. Bundan 7 yıl önce Mardin’de 12 yaşında N.Ç.’nin 28 kişinin saldırısına uğraması, tecavüz yaşaması çok ibretlik bir olay. Kısaca olayı hatırlayacak olursak, 12 yaşındaki N.Ç. aralarında kamu görevlileri yani bu olaylarda güveneceğiniz kişilerin de olduğu 28 kişi tarafından farklı zamanlarda çocuğa tecavüz ettikleri ve bunu farklı zamanlarda tekrarladıkları ortaya çıktı.

Olay kısaca böyle. Net bir olay. Yapanların kim olduklarının bilindiği, küçük bir kız çocuğunun cinsel amaçlar uğruna sömürüldüğü, şiddetin kullanıldığı çok tipik bir olay. Olayın 28 kişi tarafından yapılmış olması da bir başka dehşet boyutu.

Böyle bir davada yargının hızla failler yani bu suçu işleyenler hakkında ibret olacak bir cezayı öngörmesi kamuoyunda caydırıcılığın en iyi örneğini oluşturabilecekken neler oluyor. Yorumsuz olarak aşağıda aktarayım.   

Dava ile karar ancak 7 yıl sonra çıkıyor. Gecikmiş adalet, adalet değildiri hatırlayalım. 35 duruşma yapılıyor. Halbuki suç net, yapanlar belli. Cezalara baktığımızda ise 28 sanık hakkında 8 ay ile 5 yıl arasında cezalar öngörülmüş.

Bugün 19 yaşına gelmiş olan N.Ç.’nin yaşadığı travmanın boyutlarının bu denli belirsizlik içinde nasıl arttığını başka platformlarda tartışmak üzere sadece hukuksal açıdan baktığımızda şunu söylemek gerekmektedir;

Tecavüz suçunda verilen cezalarda ciddi indirimler söz konusudur. Alıkoyma suçunun zaman aşımına uğraması cezaların azalmasına neden olmuştur.

Ayrıca, burada 15 yaşın altında çocuğun rızasının söz konusu olmadığı boyutunun nasıl değerlendirildiğine bakmak gerekir. Mağdur kendi isteğiyle gitmiş yorumunun çocuğun yaşadığı olaylarda söz konusu olmadığının bu gibi olgularda temel kriter olduğunu biliyoruz.

N.Ç’nin yaşadığı olayı duyduğumuzda kanımız donmuştu. Daha 12 yaşında olan bir kız çocuğunun Mardin gibi bir şehirde bir çok kişi tarafından cinsel obje olarak kullanılmasının yarattığı dehşet, şaşkınlığı bile bastırmıştı.

Aradan 7 yıl geçti ve mahkeme sonuçlandı. Olayı hala hatırlayanlar için mahkeme sonuçları ibretlik oldu mu ya da caydırıcı bir sonuç çıktı mı?

Yorumu sizlere bırakıyorum. 

Hiç yorum yok: